Bilgi Devri

NASA Mars’a göndereceği yeni ‘Gezgin’i tanıttı

NASA Mars'a göndereceği yeni 'Gezgin'i tanıttı

Amerika Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, uzun süredir beklenen, Mars’a göndereceği yeni gezgin aracını ve bu aracın hangi bölgeye indirileceğini açıkladı.

Yeni Mars gezgini 2012 Ağustosu’nda gezegenin yüzeyine indirilecek.

NASA yetkilileri, 2 buçuk milyon dolara mal olan altı tekerlekli yeni gezginin adını Curiosity, yani “Merak” koydu. Curiosity, Kızıl Gezegen’de 154 kilometre çapındaki Gale Krateri’ne tekerlek koyacak. Krater, gezegende 150 ayrı iniş alanı arasından seçildi.

Yeni gezgin bu yıl sonunda uzaya gönderilecek. Mars’a indiği zaman Curiosity’nin görevi “bir Mars yılı” yani yaklaşık iki Dünya yılıyla sınırlandı.

Gale Krateri’nin seçilmesinde önemli unsur bölgenin istisnai şekilde fazla çeşitlilik içermesi. Mars Bilim Laboratuarı’nın amacı gezegende eskiden yaşanabilir alanların bulunup bulunmadığını keşfetmek. Uzmanlar kraterde eskiden akarsu bulunduğuna inanıyor. Kraterde ayrıca uzmanların çalışabileceği bir de dağ bulunuyor. Bu kez yeni Mars gezgininin Kızıl Gezegen’in çevre tarihine önemli ışık tutması umuluyor.

Uzmanlar gezginin üzerindeki aygıtlarla Gale Krateri’nin geçmişte tek hücreli organizmaların yaşamasına elverişli alanlar sağlayıp sağlamadığını inceleyecek. Bu da geçmişte Mars’ta yaşam olup olmadığını anlamak için önemli bir adım. Ancak uzmanlar Curiosity’nin asıl amacının Mars’ta yaşam olup olmadığını ya da tek hücreli canlı fosilleri aramak olmayacağına dikkati çekiyor.

Bir ton ağırlığındaki Curiosity’de inceleme yapmak için renkli ve yüksek çözünürlüklü çekim yapabilen video kameraların da bulunduğu on özel aygıt bulunacak.

Gale Krateri adını Avustralyalı gökbilimci Walter F. Gale’den alıyor.

NASA Mars’a ilk olarak 20 Temmuz 1976’da Viking 1 aracını göndermişti.

Devami..

Evren’in en büyük su kütlesi bulundu!

Evren’in en büyük su kütlesi bulundu!

İki astronomi ekibi, evrenin bugüne kadar keşfedilmiş en büyük ve dünyaya en uzak su kütlesini ortaya çıkardı.

Dünyadan 12 milyar ışık yılı mesafedeki bu su kütlesi, dünya okyanuslarının içerdiği toplam su kütlesinin 140 trilyon katı büyüklüğe sahip. Buhar halindeki su kütlesi, kuasar olarak adlandırılan ve ortasında, çevresindeki maddeyi yutan büyük bir kara delik bulunan gök cismini sarıyor.

NASA’nın Kaliforniya’daki laboratuvarından Matt Bradford, kuasar çevresindeki ortamın oldukça özgün bir yapıya sahip olduğunu belirterek, bu yapının “devasa büyüklükte su ortaya çıkardığını” belirtti.

Keşfi yapan ekiplerden birinin başkanı olan Bradford, “yeni keşif bir kez daha gösterdi ki su, evrende oldukça yaygın ve hatta evrenin en erken zamanlarından beri var” dedi. Bu ekibin bulguları, Astrophysical Journal Letters’da yayımlandı.

Kuasarlar, çevresini bir disk şeklinde saran gaz ve toz kümesini emen devasa bir karadeliğe sahip gök cisimleri. Kuasarın karadeliği, bu tüketiminin sonucunda diskin ortasından her iki yöne doğru müthiş bir enerji fışkırtıyor. Su kütlesinin bulunduğu bu kuasarın kara deliği Güneş’ten 20 milyar kat daha yoğun ve Güneş’ten, “Bin trilyon kat” enerjiye sahip.

Bu kadar uzakta ve evrenin erken dönemlerinde var olan su kütlesi ilk kez keşfediliyor. Güneş Sistemi’nin dahil olduğu Samanyolu Galaksisi’nde de su buharı bulunuyor ancak galaksimizdeki su kütlesinin çoğu buz halde bulunuyor. Samanyolu’ndaki su kütlesi, bu kuasarda bulunandan 4000 kat daha az. Bunun nedeni de suyun, Samanyolu’nda daha çok buz formunda olması.

Kuasardaki su buharı, gök cisminin karadelik etrafında dönen gaz kütlesinin içerisine dağılmış durumda. Bu gaz bölge, yüzlerce ışık yılı genişliğinde (1 ışık yılı, yaklaşık 6 trilyon mil). Kuasardaki su buharı ile, karbonmonoksit gibi diğer moleküllerin ölçümleri, çevreleyen gazın yoğunlaşarak yıldızlar oluşturuyor olabileceğini gösteriyor. Ölçümler, Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nün Hawai’deki teleskobu kullanılarak, Bradford’un ekibince 2008′den beri yapılıyor. Kuasar üzerinde çalışan ikinci ekip ise, Alpler’deki Caltech Submillimeter Gözlemevi başkan yardımcısı, fizikçi Dariusz Lis başkanlığındaki bir ekip. Bu ekip de kuasardaki ilk su buharı gözlemini 2010′da yaptı.

Devami..

Uzayda yer açın, ‘Turkonot’ geliyor!

Uzayda yer açın, 'Turkonot' geliyor!

Türkiye’nin havacılık ve uzay bilimleri alanındaki ilk ihtisas üniversitesi olan Türk Hava Kurumu Üniversitesi, uçak dışındaki hava araçlarını da üretmeyi ve bu araçları kullanabilen insanlar yetiştirmeyi hedefliyor.

Yerli uçak üretimine başlamaya hazırlanan Türk Hava Kurumu Üniversitesi, yakında ilk yerli “insansız hava gemisi”ni faaliyete geçirecek. Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünsal Ban, üniversitelerinin bu yıl eğitim-öğretime başlayacağını belirterek, 2011-2012 Eğitim Öğretim yılında Hava Ulaştırma Fakültesi Pilotaj bölümüne ve İşletme Fakültesi Sivil Hava Ulaştırma İşletmeciliği bölümüne 48 burssuz, 12 burslu olmak üzere 60′şar öğrenci alınacağını bildirdi.

Üniversitelerinin ABD’deki Vaughn College ile işbirliği yaparak çift diploma vereceğini ifade eden Ban, öğrencilerin iki yıl Türkiye’de iki yıl da ABD’de eğitim alacaklarını kaydetti. Vaughn College’ın havacılık ve uzay alanında dünyadaki en iyi üniversitelerden biri olduğunu söyleyen Ban, Türk Hava Kurumu Üniversitesi’nin de dünyadaki 37 havacılık ve uzay üniversitesi arasında en iyi fiziki şartlara sahip olduğunu belirtti. Üniversitelerinih Matematik-Fen puan türüne göre öğrenci alacağını söyleyen Ban, tercih etmek isteyen öğrencilerin “uçuş korkusu” olmaması ve sağlık raporu alması koşulu bulunduğunu da ifade etti.

“KALDIĞIMIZ YERDEN…”
Üniversitenin hedeflerini anlatan Ban, üniversitenin sloganının “Kaldığımız yerden…” olarak belirlendiğini söyledi. Türkiye’nin uçak üretiminin araba üretiminden önce başladığını 1927′den 1950′li yıllara kadar toplam 351 adet uçak ürettiğini ve bu uçakların bir kısmını da Hollanda ve Danimarka’ya ihraç ettiğini anlatan Ban, 1950′li yıllarda üretimin durduğunu ifade etti. “Ben Türkiye’nin uçak ürettiğini, havacılıkla ilgilenmeye başladığım zaman öğrendim” diyen Ban, uçak üretimini üniversite olarak yeniden başlatacaklarını kaydetti.

Ban, şunları söyledi:
“Türkiye geçmişte uçak üretirken kendi çizimiyle, kendi tasarımıyla yola çıkmış. Motoru da dizaynı da kaportası da kendisine ait. Geçmişte nasıl kendi motorumuzu kendi tasarımımızı kullandıysak aynısını tekrar yapmaya başlayacağız. ‘Kaldığımız yerden…’ sloganını kullanırken aslında bunu kastediyoruz. Türkiye yeniden kendi uçağını üretmeye başlayacak.

Sayın Başbakan, ‘çılgın projeleri’ açıkladığında ‘Ankara’yı havacılık ve savunma merkezi yapacağız’ dedi. İşte uçak üretimi de bu basamaklardan bir tanesi. Türk Hava Kurumu Üniversitesi de uçak üretimi projesinde yer alacak. Elemanlar yetiştireceğiz, ar-ge projeleri yapacağız. Uçakların dizaynlarını biz yapacağız. Motorların üretimi aşamasında Ostim’deki firmalarla yaptığımız işbirlikleri var. Bu işbirlikleri sayesinde biz sanayide yer alacağız. Çünkü bir uçağı bir firma tek başına üretemez. Uçağın parçaları vardır, o uçağın parçaları çeşitli yerlerden getirilir ve üretilir. Bunu montaj sanayi olarak düşünmeyin. Ostim’de havacılık ve savunma alanında 81 tane firma var. 80 firma ayrı ayrı parçalar üretir, o parçalar birleştirilir ve uçak üretilir. Biz de bunu gerçekleştireceğiz. Bunlar muhtemelen eğitim uçağı olacak.”

“TÜRKONOT YETİŞTİRECEĞİZ”
Uçak üretiminden öte “uzay araçları” üretimini hedeflediklerini, üniversitenin eğiliminin bu yönde olacağını dile getiren Ünsal Ban, sözlerini şöyle sürdürdü:

“(Türkiye çağı yakalayacak ve geçecek) diyoruz. Türkiye çağı nasıl yakalar? Üç sektör var çağı yakalayabilmek için; iletişim, ilaç sanayi, havacılık ve uzay. İletişim ile havacılık ve uzay sektörleri birbiriyle ilişkilidir. Gelişmiş ülkeler bu sektörlerde var zaten. Gelişmekte olan ülkeler de bunların altındaki sektörlerde yer alıyor.
Üç sektöre eğer siz girerseniz gelişmiş ülke oluyorsunuz. Türkiye ilaç sanayide var mı? Yok. Havacılık ve uzay sanayide olmak için uğraşıyoruz ama hala tam bir adım atabilmiş değiliz. Üretseniz bile dışarıya satamıyorsunuz.

Türkiye bugün uçak üretimine başlıyor desek bile önünde 20 yıllık bir süreç var. 20 yıllık süreçte siz uçağınızı ürettiniz, mesela 2023 yılında ürettiniz peki 2023 yılında havada uçak olacak mı? O tarihlerde uzay araçları gündeme gelecek. Peki bu durumda çağı yakalamış oluyor musunuz? Herkes uçak üretiminden öteye geçmiş, siz uçak üretiyorsunuz. Yine çağı yakalayamadınız demektir. Bu kez hava araçları üretmeyi hedefleseniz bir 20 yıl daha geçecek. Şimdiden hava aracı üretimine girsek, uzay aracı üretimine girsek 2023′te çağı yakalamış olabiliriz.

Biz bir yıl sonra kendi uçak tasarımlarımızı geliştirmeyi düşünüyoruz. Çek Cumhuriyetinden, ki onlar bu konuda çok iyi, hocalar gelecek. Onlara tasarım kısmını yaptırmayı düşünüyoruz. Hedefimiz de uzay araçları üretmek. Mesela bir süre sonra pilot ihtiyacı azalınca ne yapacaksınız? İşte biz sadece pilot değil hava araçlarını kullanabilen insanlar yetiştireceğiz. Buna “Türkonot’ da diyebilirsiniz”

“İNSANSIZ HAVA GEMİSİ”
Rektör Ban, OSTİM’de bir firma ile “İnsansız hava gemisi” projesi yürüttüklerini belirterek, “Bir yıl sonra Türkiye kendi ürettiği insansız hava aracını uçuruyor olacak. Bunları gözetleme amaçlı kullanabilirsiniz, sınırlarınızı kontrol edebilirsiniz, hava taşımacılığında kullanabilirsiniz. Bunu da gerçekleştirmek üzereyiz” dedi.

Devami..

NASA’nın yeni çılgın projesi!

NASA'nın yeni çılgın projesi!

Uzay mekiği Atlantis’in tarih olduğu bugünlerde NASA’dan yeni haber geldi…

Uzay mekiği Atlantis’in tarih olduğu bugünlerde NASA’dan yeni haber geldi. 15 yıl içinde asteroide ayak basmak! Cesaret isteyen bu yeni görevdeki en büyük sorun henüz bir uzay aracının o kadar uzun bir mesafeye fırlatabilecek kadar güçlü bir itme gücünün oluşturulamamış olması. Bazı araştırmacılar aya gitme konusunda çalışmalara devam edilmesi gerektiğini savunurken, bazıları da bu ütopik görev için şimdiden çok heyecanlılar. NASA yetkilileri bununla çığır açılabileceğini iddia ediyorlar.

Ancak asteroide insan göndermek kolay olmayacak. Asteroidde yer çekimi olmadığı için yüzeye basmak olanaksız, dolayısıyla sadece daha küçük bir uzay aracına bağlı hareket edebilmek mümkün. Bunun dışında astronotlar havada yüzme problemi çözmek gerekiyor. NASA bu problem için örümcek ağına benzeyen, yüzeye yakın tutmaya yarayan bir techizat kurmayı planlıyor.

NASA’nın göndermeyi planladıkları uzay aracı ise “Uzay Yolu” filmindeki araca benziyor. Bu anlamda da uzay aracı şimdiden merak uyandırmaya başladı.

Tüm bu şartlar oluşturulduğunda uzayın ortasında mini bir uzay gemisi, yaşam alanı, mürettebat kapsülü, güneş sistemi ve fırlatma sisteminden oluşan bir ekip olacak.

Devami..

Çin uzaya iyice yerleşti!

Çin uzaya iyice yerleşti!

Çin yerli uydu navigasyon ve konumlandırma ağı programı çerçevesinde 9. uzay aracını gönderdi.

Şinhua ajansı, mekiğin ülkenin kuzeybatısındaki Sıçüan eyaletindeki Şiçang Uydu Fırlatma Merkezinden Uzun Yürüyüş-3A tipi taşıyıcı roketlerle sabaha karşı gönderildiğini duyurdu. Çin, küresel konumlandırma sistemlerinde ABD’ye olan bağımlılığı kırmak için kendi uydu konumlandırma ağını 2000 yılında kurmaya başladı.

Ülke, 2000-2003 yıllarında gönderdiği üç uzay aracıyla kendi bölgesel navigasyon sistemini kurmuştu.  Beydou-1 olarak adlandırılan bu sistem başarılı olarak çalışmış ve 2008′deki Vınçuan depremindeki kurtarma çalışmalarında büyük bir rol oynamıştı.

Ancak  Beydou-1 sistemi ülkenin her geçen gün artan ihtiyacına cevap vermemiş, bu nedenle  Beydou-2 bölgesel ve küresel navigasyon sistemi kurulmaya başlandı.

Çin’de Nisan 2007′den bu yılın Nisan ayına kadar Çin  Beydou-2 sistemini tamamlamak için toplam 35 uydunun bulunduğu 8 uzay aracı gönderildi.

Devami..

Yörüngesinde yalnız değil!

Yörüngesinde yalnız değil!

Dünya, yörüngesini Truva atı ile paylaşıyor.

Dünya’nın, Güneş etrafında bir yıl içerisinde tamamladığı yörüngesini yaklaşık 300 metrelik bir göktaşı ile paylaştığı anlaşıldı.

Dünya’nın önünde, gezegenimizin dönüş yönünde Güneş etrafında dönen bu göktaşı, NASA’nın WISE uydusu tarafından geçen yıl keşfedildi. Gök cismine, “2010 TK7″ adı verildi. Keşif, Hawai’deki teleskopla yapıldı.

Göktaşının konumu, Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesi bir saat kadranı gibi düşünüldüğünde, ortada Güneş bulunuyor ve çevresinde, bu göktaşı önde, Dünya genellikle iki saat dilimi arkasında saat yönünde dönüyor.

Ancak Kanada Athabasca University’den Martin Conors’un verdiği bilgiye göre göktaşı bazen Dünya ile arasını açıyor. Keşif ile ilgili makale yarınki Nature dergisinde yayımlanacak.

Gezegenlerin yörüngelerinde dönen bu göktaşlarına Truva atı adı veriliyor. Bu keşifle Dünya’nın yörüngesini bir göktaşı ile paylaşan, Güneş Sistemi’ndeki dördüncü gezegen olduğu anlaşıldı. Mars ve Neptün’ün yörüngelerini birkaç Truva atı tipi göktaşı ile paylaştığı biliniyordu. Jüpiter’in yörüngesinde ise bu türden yaklaşık 5000 göktaşı var. Dünya’nın yörüngesindeki Truva atını belirlemek oldukça güç oldu çünkü bu gök cismi Dünya’ya göre genellikle gündüz gökyüzü konumunda bulunuyor.

Devami..

NASA Mars’a yeni araç gönderiyor! (Video)

NASA Mars'a yeni araç gönderiyor! (Video)

Yolculuğuna yılsonu başlayacak olan Curious – Meraklı adlı insansız araç, gelecek Ağustos’ta kızıl gezegene yumuşak iniş yapacak.

Curious’un  “Gale Krateri” adlı 150 kilometre çapında ortasında bir dağ bulunan çukur bir alana inmesi planlanıyor.  Otomobil büyüklüğündeki araçtaki aygıtlar ve 17 kamera yüzey taraması ile toprak analizi yapacak.

Proje Başkanı John Grotzinger incelenecek taş ve kayaların aracın en üstündeki kameradan seçileceğini ve altındaki kameralardan inceleneceğini söylüyor. Grotzinger’in verdiği bilgiye göre, incelenecek taş belirlendikten sonra Curious yanına yaklaşarak lazerle parçalayacak ve çıkan kıvılcımların spektrometre ile kimyasal analizini yapacak.

Araçta taş ve küçük kayaları delip örnek alabilecek ve daha sonra öğütecek aygıtlar da var. Toz haline getirilen bu örnekleri yine araçtaki minik laboratuarda inceleme mümkün olacak.

Proje Başkanı Grotzinger, Curious’un Mars’ta yaşam aramayacağını, görevinin gezegenin jeolojik yapısına ışık tutmak olacağını vurguluyor.  Her toprak tabakası belli bir zaman dilimini temsil ettiğinden araç  ineceği çukurun ortasındaki dağın yamaçlarında örnek de toplayacak.

NASA, Curious’u Kasım veya Aralık ayında uzaya fırlatmayı planlıyor.

Mars gezegeniyle ilgili ayrıntı bilgi: http://tr.wikipedia.org/wiki/Mars

Video:

Devami..


Sayfalar: Geri 1 2 3 ...267 268 269 ...1192 1193 1194 İleri

sosyal bilgiler dersi - Adsl Abonelii