Bilgi Devri

Mars’taki en ikna edici kanıt!

Mars'taki en ikna edici kanıt!

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Mars’a 8 yıl önce gönderdiği ve hala faal tekerlekli robotu Opportunity, Kızıl Gezegen’de eskiden suyun varlığına dair şimdiye kadarki en iyi kanıtı keşfetti. 

Oppurtunity’nin bilimsel sorumlusu Cornell Üniversitesi’nden Steve Squyres Amerikan Jeofizik Derneği toplantısında yaptığı açıklamada, son kullanım tarihini çoktan doldurmasına rağmen keşiflerini sürdüren Opportunity’nin incelediği dev Endeavour kraterinin duvarının yakınında ince, parlak bir mineral damarı keşfettiğini belirterek, bunun milyarlarca yıl önce suyun bıraktığı alçı taşı (jips) olduğunu kaydetti.

Bunun Opportunity’nin şimdiye dek Mars’ta suyun varlığı konusunda keşfettiği en kuvvetli kanıt olduğunun altını çizen Amerikalı bilimadamı, geçen ay Opportunity’nin kamerası ve röntgen spektormetresiyle mineral damarında yaptıkları analizin ardından, bunun kartonpiyer ve alçı yapımında kullanılan jips olduğuna kanaat getirdiklerini söyledi. Bileşiminde iki molekül kristal suyu olan kalsiyum sülfat, endüstride ‘jips’ olarak adlandırılıyor.

Squyres, “Kayada kırık vardı, su bu kırık boyunca akmış, sudaki jips çökelmiş, durum bundan ibaret” dedi.

Bu arada, keşiflerini sürdüren Opportunity’nin “ilerleyen yaşından” dolayı robot kolunun eklemlerinde “romatizma” benzeri bazı sorunlar baş göstermeye başlasa da, robotun hala çok iyi durumda olduğu belirtiliyor.

Hiç de eski bir robot gibi olmayan Opportunity, dondurucu Mars kışını geçirmek üzere gelecek aya kadar kendisi için en uygun yere kadar ilerlemek zorunda bulunuyor. Bilimadamları, robotun bu süre zarfında kendisini kapatmayacağını ve bu korunaklı yerde çevresindeki kayaları az da olsa hareket ederek incelemeye devam edeceğini belirtiyorlar.

Opportunity’nin ikizi Spirit adlı robotun devre dışı kaldığı daha önce açıklanmıştı.

Devami..

Güneş fırtınaları Ay’ı tıraşlıyor!

Güneş fırtınaları Ay'ı tıraşlıyor!

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) araştırmasına göre, büyük güneş fırtınaları Ay’ın yüzeyini ve Mars gibi manyetik koruması olmayan gezegenlerin atmosferini tıraşlıyor.

NASA bilimadamlarının araştırmasına göre, Güneş’in tipik yoğun patlamalarından (Coronal Mass Ejections-CME) iki gün süren birinin geçişi sırasında Ay yüzeyinden 100 ila 200 ton toz ve madde kalkmış olabilir. Bu da 10 kamyon dolusu yük anlamına geliyor.
 
Kuvvetli bir güneş patlamasının, Dünya’nın defalarca büyük bir bulut biçiminde saatte 1,5 milyon kilometre hızla hareket eden yarım milyar ton plazma içerdiğine işaret eden bilimadamları, bu patlama bulutunun Ay’ın yüzeyinden kopardığı büyük miktardaki maddenin yanı sıra, Mars gibi bir küresel manyetik alan ile korunmayan gezegenler için de atmosferdeki kayıpların nedeni olabileceğinin de altını çizdiler.
 
Araştırmalarında, modellerini zenginleştirmek için uydu gözlem verilerini kullanan ekip, helyum iyonlarının normal bir güneş rüzgarında yüzde 4 civarında olduğunu, yoğun bir güneş patlamasında bunun yüzde 20′ye çıktığını belirterek, güneş patlamasının yoğunluk ve hızının artmasına paralel olarak yoğun iyonların da normal güneş rüzgarından 50 kat fazla maddeyi fırlatabileceğini kaydettiler.
 
NASA araştırmasına ek olarak, güneş fırtınalarının Dünya’nın manyetik alanını da önemli ölçüde etkilediğini ve Kuzey ve Güney kutup bölgelerindeki yoğun ”aurora”nın sorumlusu olduğunu belirtti.

Devami..

NASA, UUİ’ye ikmal yapmasına onay verdi!

NASA, UUİ'ye ikmal yapmasına onay verdi!

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Uluslararası Uzay İstasyonu’na (UUİ) özel bir şirket tarafından ikmal yapılmasına onay verdi.

Amerikan roket şirketi SpaceX, ilk kez 7 Şubat’ta UUİ’ye ikmal yapacak.
 
SpaceX, bir yıl önce Dragon kapsülünü dünyanın yörüngesine başarıyla yerleştirmiş ve daha sonra kontrollü olarak Büyük Okyanus’a indirmişti.
 
Florida’daki Cape Canaveral’dan fırlatılacak Dragon kapsülü, bu kez UUİ’ye erzak taşıyacak.
 
Aralık 2008′te NASA ile SpaceX, UUİ’ye 2016′ya kadar ikmal yapılması amacıyla en az 20 ton malzeme taşıyabilecek 12 kapsül için 1,6 milyar dolarlık bir sözleşme imzalamıştı.
 
30 yıllık uzay mekiği programının Eylül ayında sona ermesiyle UUİ astronotlarını götürüp getirmede Rusya’ya bağımlı kalan NASA’nın halihazırda uzaya insan veya malzeme gönderecek aracı bulunmuyor.

Devami..

NASA Mars çalışmalarına hız verdi!

NASA Mars çalışmalarına hız verdi!

Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi NASA, Mars gezegeni keşfi için yürüttüğü çalışmalarına hız verdi.

NASA bilimadamları, gezegenin dört bir yanını inceleyebilmek için geliştirdiği yeni aracını 25 Kasım’da fırlattı. “Curiosity” adlı Mars aracının, NASA uzmanlarına, ileride yapılacak insanlı uçuşlar için önemli bilgiler göndermesi bekleniyor.

“Meraklı” anlamına gelen Curiosity, önceden planlandığı gibi Florida’daki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatıldı. Araç ile birlikte, Mars’taki araştırmalara yardımcı olmak amacıyla dizayn edilen bir laboratuvarı taşıyan uzay mekiği, 566 milyon kilometre yol alarak Ağustos ayında Mars’a varacak.

Mars Laboratuvarı projesinin yöneticisi Pete Theisinger, aracın Mars yörüngesine girip iniş yapmasının bundan sonraki en önemli aşama olduğunu söylüyor: “Önümüzdeki sekiz buçuk ayda hepimizi önemli görevler bekliyor. Aracın Mars’ın yüzeyine inişi konusunda bütün hazırlıklarımızı tamamlamalıyız.”

Bir ton ağırlığındaki Mars aracını yüzeye indirmek çok da kolay olmayacak. Curiosity’nin dengeli bir şekilde yüzeye inmesi için özel aletler kullanılacak. İnişten sonra hemen Mars’ın yeryüzünü incelemeye başlaması planlanan, Curiosity üzerindeki robotik kollar ve kameralar sayesinde bir dağın yamacındaki krateri inceleyecek ve NASA uzmanlarına gelecekteki insanlı uçuşlar için bilgi gönderecek.

Curiosity’nin şu anda Mars’ta yaşam olup olmadığını araştırmak yerine, gezegende bir zamanlar canlılar için uygun ortam olup olmadığını incelemesi bekleniyor.
Mars araştırmalarının zorluğuna değinen NASA yöneticileri, geçmişte gönderilen 40 araçtan, 26’sının başarısız olduğuna dikkati çekiyor. Mars’a başarıyla gönderilen ilk araç ise 1997 yılında, 9 kilogramlık Sojourner oldu. Sojourner, Mars yüzeyinde dolaşan ilk tekerli araç. 

Bugüne kadar kızıl gezegene gönderilen en büyük ve en donanımlı araç olan Curiosity’den beklentiler ise oldukça büyük.

Devami..

İnsanlık tarihinde bir ilk!

İnsanlık tarihinde bir ilk!

ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından Güneş Sistemi’ni keşfetmek için 1977’de fırlatılan Voyager 1 uzay aracı, insanlık tarihinde bir ilki başarmak üzere.

Geride kalan 34 yılda 17 milyar 700 milyon kilometre mesafe kat eden Voyager 1, yakın zamanda Güneş Sistemi’nin dışına çıkan ilk insan yapımı araç olacak. 
 
NASA yetkilileri, Voyager 1’in, şiddetli Güneş fırtınalarının yavaşladığı Güneş Sistemi’nin en uç noktasına ulaştığını belirtti.

İkizi Voyager 2’den haftalar önce uzaya gönderilen Voyager 1’in asıl görevi, gaz devleri Jüpiter ve Satürn’ü keşfetmekti. Jüpiter’in uydusu Io’daki yanardağları ve Satürn’ün halkaları arasındaki farklılıkları tespit eden Voyager 1, önemli başarılara imza attı. 
 
Neptün ve Uranüs’ü keşfeden Voyager 2 ile görevleri tamamlandıktan sonra emekliye ayrılmayan Voyager 1, Güneş Sistemi’ni dolanmaya devam etti. İki uzay aracı, dünyadaki iletişim merkezleri ve dev antenlerden oluşan Derin Uzay Ağı’yla (DSN) radyo sinyalleri aracılığıyla temas kurdu.

GÜNEŞ FIRTINALARININ DURDUĞU YER
 
NASA, birkaç ay içinde, Voyager 1’in Güneş Sistemi dışına çıkmasını ve Samanyolu Galaksisi’nin büyük kısmını oluşturan yıldızlararası sisteme açılacak. Voyager 2’nin de, ikizinden kısa bir süre sonra aynı yolcuğa çıkması bekleniyor. 
 
İki uzay aracının bulunduğu bölge, Güneş Sistemi’nin en dış katmanı olan “heliosheath” olarak biliniyor. Burada, Güneş’ten yayılan elektrik yüklü parçacıklar yavaşlıyor ve saatte yaklaşık 25 kilometre hızla hareket ediyor. Gökbilimciler bunun sebebini, yıldızlararası gazların neden olduğu basıncın artması olarak açıklıyor. 
 
Bu gelişme, Voyager 1’in yıldızlararası sistemden gelen manyetik alana yaklaştığının sinyallerini veriyor. 
 
Voyager projesinde yer alan California Teknoloji Enstitüsü’nden Ed Stone, “Yıldızlararası uzayda ne olduğunu bulmak için fazla beklemek zorunda kalmayacağız” dedi.

Devami..

Japonya casus uydu fırlattı!

Japonya casus uydu fırlattı!

Japonya’nın yörüngeye casus uydu yerleştirdiği bildirildi.

Japonya Uzay Ajansı (JAXA), ülkenin kuzeyindeki Tanegaşima adasından fırlatılan radarla donatılmış uydunun sorunsuz çalıştığını bildirdi.
 
Eylül ayında başarıyla fırlatılan uydunun ardından bu yıl ikinci kez yörüngeye uydu gönderildiğini belirten yetkililer, gelecek yıl fırlatılacak uyduyla istihbarat sağlayan uydu ağını tamamlamayı amaçladıklarını söyledi.
 
Fırlatılan uydunun birkaç ay içinde istihbarat toplamaya başlayabileceğini kaydeden yetkililer, uyduyla ilgili teknik bilgi vermekten kaçındı.
 
Japonya basını, casus uyduların gece ve bulutlu havalarda bilgi toplayabilen radarla donatıldığını yazdı.
 
İlk casus uydusunu Kuzey Kore’nin füze çalışmalarından duyulan kaygının etkisiyle 2003 yılında fırlatan Japonya’nın, yörüngede optik istihbarat toplayabilen 4 uydusu bulunuyor.
 
Kuzey Kore, 1998 yılındaki füze denemesiyle Japonya’yı kaygılandırmış, Tokyo yönetimi bu ülkedeki gelişmeleri yakından izlemek amacıyla casus uydu kullanımına ağırlık vermişti.

Devami..

Mars toprağının altında yaşam mümkün!

Mars toprağının altında yaşam mümkün!

Avustralyalı bilim adamları, Dünya ile Mars’taki yaşam koşullarını kıyaslayarak, Kızıl Gezegen’in geniş bölümünde toprağın altında mikrobik bir yaşama elverişli ortamın olduğunu tespit ettiler.

Avustralya Ulusal Üniversitesi’nden (ANU) Charley Lineweaver ve ekibinin iki gezegenin sıcaklık ve basınç koşullarına bağlı hesaplamalarına göre, Dünya çekirdekten üst atmosfere kadar bir yaşayan organizmaya sadece yüzde 1 oranında evsahipliği ederken, bu oran Mars’ta başlıca yeraltında olmak üzere yüzde 3′e ulaşıyor.
 
Mars’a “büyük fotoğraf” halinde bakıldığında, Kızıl Gezegen’in geniş bölgelerinin Dünya’da bilinen yaşama uygun olduğunun altını çizen araştırmacılar, yaşam işareti için yapılan önceki araştırmalarda Mars’ın belirli bölgelerinin bölüm bölüm incelendiğini kaydettiler.
 
ANU araştırmacıları, Mars’ın düşük basıncından ve sıcaklığın sıfırın altında 60 santigrat derece kadar düşmesinden ötürü suyun sıvı halde kalmadığını ve yüzeyinde buharlaştığını, ancak yeraltında, toprağın ilave basınç sağlaması sayesinde suyun sıvı halde bulunabileceği uygun koşulların oluştuğunu belirterek, aynı zamanda, toprak altının, belirli derinlikte gezegenin çekirdeğinden kaynaklanan sıcaklığa bağlı olarak bakteri ve başka mikro-organizmalar için yeterince sıcak olduğuna işaret ettiler.
 
Araştırmalarının, Mars’ın mikroplara nasıl evsahipliği edebileceği konusunda şimdiye dek yapılan en iyi tahmin olduğunu belirten Avustralyalı bilim adamları, bu çalışmaların yaşamın kökeni ve diğer gezegenlerde yaşamın nasıl başlamış olabileceği konularıyla da alakalı olduğunun altını çizdiler.
 
Araştırma Astrobiolgy dergisinde bugün yayımlandı.

Devami..


Sayfalar: Geri 1 2 3 ...300 301 302 ...1192 1193 1194 İleri

sosyal bilgiler dersi - Adsl Abonelii